ARABULUCULUĞUN TEMEL İLKELERİ NELERDİR?

1-) Gönüllülük (İradilik)

Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. Arabuluculuk sürecinde taraflar hiçbir konuda zorlanamazlar. Tamamen hür iradeleriyle bu süreci başlatıp devam ettirirler. Zorunlu (dava şartı) arabuluculuğa ilişkin hükümler saklıdır.

Taraflar, arabuluculuğun dava şartı olduğu haller haricinde sürece başlayıp başlamama, başladığı süreci devam ettirip ettirmeme ve sonuçlandırıp sonuçlandırmama konusunda serbest iradeye sahiptirler.

Arabuluculuğun dava şartı olduğu hallerde, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur. Ancak bu hallerde de arabuluculuğa devam etmek ve sürecin sonunda anlaşıp anlaşmamak tarafların ihtiyarındadır.

Ayrıca arabuluculuğa başvurulmuş ve anlaşma sağlanamamış olması, aynı uyuşmazlık için mahkemeye başvurma hakkını ve imkanını kaldırmaz.

Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.

 

2-) Gizlilik

Arabuluculuk süreci taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça GİZLİDİR. Ve gizliliğe aykırı hareket edilmesi cezai yaptırım olan suçtur.

Arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür.

Ayrıca taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişilerde bu konuda gizliliğe uymak zorundadırlar.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu “Gizlilik ilkesine aykırı hareket ederek, bir kişinin hukuken korunan menfaatinin zarar görmesine neden olan kişinin,  6 ay hapis cezası ile cezalandırılacağını” öngörmüştür.

Arabuluculuk toplantılarında (gerek ortak görüşme de gerek özel görüşme de) dile getirilen tüm konuşmalar gizlidir. Bu konuşmalar tarafların aleyhine delil olarak kullanılamaz.

 

3-) Beyan veya belgelerin kullanılamaması

Taraflar, arabulucu veya arabuluculuğa katılanlar da dâhil üçüncü bir kişi, uyuşmazlıkla ilgili olarak hukuk davası açıldığında yahut tahkim yoluna başvurulduğunda, kanunda sayılan  beyan veya belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz.

Bu belgeler ve beyanlar kanunda sıralanmıştır.

* Arabuluculuk daveti ve katılma talebi,

*Tarafların arabuluculuk görüşmesinde ileri sürdüğü görüşler ve teklifler,

*Tarafların önerileri, herhangi bir vaka ve iddianın kabulü,

*Arabuluculukta hazırlanan belgeler,

Bu beyan ve belgelerin sunulması kanunen yasak olmasına rağmen taraflardan biri kanunun aksine mahkemeye sunmuş olsa bile Mahkeme tarafından hükme esas alınmaz.

Bu belge ve beyanlar sadece bir kanun hükmü tarafından emredilmiş ise ya da arabuluculuk süreci sonunda varılan anlaşmanın uygulanması ve icrası, için gerekli olduğu ölçüde açıklanabilir ve kullanılabilir

Hukuk davası ve tahkimde ileri sürülebilen deliller arabuluculuk görüşmesinde sunulmuş olsa bile mahkeme tarafından kabul edilir. Sadece arabuluculukta kullanılmış olması sebebi ile kabul edilmeyecek deliller haline gelmezler.

 

4-) Eşitlik

Taraflar, gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara sahiptirler. Arabuluculukta güçlü/güçsüz, haklı/haksız gibi bir sınıflandırma söz konusu değildir.

 

5-) Tarafsızlık

Arabuluculuk ile ilgili yapılan tanımların hemen hepsinde arabulucunun “tarafsız ve bağımsız üçüncü kişi” olduğu vurgulanmıştır. Arabulucunun tarafsızlığı ve bağımsızlığı arabuluculuk sürecine ve yöntemine hâkim en temel ilkelerden birisidir.

Yukarıda da bahsedildiği üzer arabulucu uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişidir.

6-) Sürecin Kontrolünün Taraflarda Olması 

Arabuluculuk, tarafların sonuçla ilgili sorumluluğu ve kontrolü ele aldığı, etkili çözümler bulunabilen bir yöntemdir. Dolayısıyla yargısal yöntemlerden farklı olarak, arabuluculukta taraflar, karar verme yetkisini elinde buldurmakta, anlaşma şartlarını belirlemekte ve süreci etkileme imkânına her zaman sahip olmaktadır.

Taraflar, uyuşmazlık hakkında karar verme yetkisini arabulucuya devretmediklerinden, kendi menfaat ve yetkileri doğrultusunda ortaya çıkan durumdan ve bu durumun sonuçlarından kendileri sorumludurlar. Arabulucu, uyuşmazlığın çözümünde son sözü söyleyen ve uyuşmazlığı mutlak olarak çözüme kavuşturan bir role sahip değildir. Arabulucu, yargılama yapamaz; kim haklı, kim haksız bunun kararını veremez sadece tarafların ortak menfaatleri doğrultusunda uyuşmazlığın ortadan kalkması için çaba sarf eder.

Tümünü Görüntüle

Whatsapp Destek

Fethiye Arabuluculuk Merkezi

Merhaba

Size nasıl yardımcı olabilirim?